EĞİTİM, ÜNİVERSİTE VE SİVİL TOPLUM

  Eğitim ve üniversite temalarını “sivil toplum”la bağlantılı olarak düşünmek bugün bize garip geliyor. Çünkü, modern toplum bu iki önemli toplumsal kurumun sivil toplumla olan tarihsel bağlantısını büyük ölçüde koparmış ve onları neredeyse tamamen devletin birer işlevi ve uzantısı haline dönüştürmüştür. Oysa, gerek eğitim gerekse üniversite tarihsel kökleri bakımından sivil nitelikte olan faaliyet ve kurumlardı….

Read More

TÜRKİYE BARIŞÇILIĞI BAŞARABİLİR Mİ?

  ‘’Barışın yolu diye bir şey yoktur, barış yolun kendisidir.’’ ‘’Toplum’’ dediğimiz ortak varoluş tarzı herkesi yararlandıran bir işbirliği girişimidir. Toplum olmaktan elde edilecek olan ortak yararın veya kazancın garantisi ise barıştır. Başka bir anlatımla, barış toplumun insanca var oluşunun şartlarından biridir; toplum barış içinde bir işbirliği düzenidir. Barışın olmadığı yerde ne insanların özgürlüğü güven…

Read More

BİR VESAYET KURUMU OLARAK DEVLET

  Sorsanız, hemen hemen herkes vesayete karşıdır; herkes vesayetin aklı başında, yetişkin insanlara göre olmadığını düşünür. Böyle olması da doğaldır, çünkü vesayet insanlara çocukmuşlar gibi veya yapıp ettiklerinin idrakinde değilmişler gibi muamele etmeyi öngörür. Vesayetçi yapı ve kurumların aklî melekeleri yerinde olan onurlu insanları rahatsız etmesi bundan dolayıdır. Paternalizm de vesayetle aynı mantığa dayanır. Kant’ın…

Read More

SAVAŞA DAİR

Savaş, ne yazık ki, insanoğlunun tarihi boyunca kaçınamadığı evrensel bir gerçek. Savaşla ilgili asıl sorun, insanların onun kötülüğünün farkında olmamaları veya bu noktayı gözden kaçırmaları değildir. Elbette, akıl ve ruh sağlığı yerinde olan herhangi bir kişi savaşın zararlı, kötü, hatta “şeytanî” bir şey olduğunu bilir veya en azından onu bu konuda ikna etmek kolaydır. Normal…

Read More

KÜRT SORUNU ASKIDA

Bugün medyada yer alan bir haberin başlığı: ‘’Polisten Kürtçe şarkı çalan mekâna uyarı: Biz anlamıyoruz, git bu şarkıları değiştir!’’… Bu, üstelik Diyarbakır’da, yani insanların çoğunun anadilinin Kürtçe olduğu bir şehirde oluyor. Daha önce de zaman zaman polisin Kürtçe konuşmalara müdahale ettiğine dair haberler okumuştuk. Kürt sorununun daha başka yanları da var ama bu en mütevazi…

Read More

YARGIYA ADALET GETİRMEK

Bir süredir Adalet Bakanlığı’nın ”yargıda reform” hazırlığı içinde olduğu yolundaki haberler muhalefeti de harekete geçirdi. Medyadan öğrendiğimize göre, bu konuda CHP’nin başını çektiği girişim esas olarak Bakanlığın taslağına alternatif olmak üzere anayasa değişikliği dahil bir öneri hazırlığı içindeymiş. Burada benim dikkatimi çeken noktalardan birisi, düşünülen yasal değişikliğin esas olarak zaten anayasal güvence altında olan ”âdil…

Read More

ÇOĞULCULUK, ÇOĞUNLUKÇULUK VE DEMOKRASİ

Siyaset dilinde demokrasi terimi, kendisinden olumlu bir bağlamda söz edildiği çoğu durumda onu niteleyen bir sıfatla birlikte kullanılır; ‘’liberal demokrasi’’, ‘’özgürlükçü demokrasi’’, ‘’anayasal demokrasi’’ gibi. Sıkça başvurulan bu tür kullanımlardan biri de ‘’çoğulcu demokrasi’’ ifadesidir. Demokrasiye ilişkin özellikle normatif söylemde bu terime sıkça başvurulması, ya demokrasinin ancak çoğulculuğu kurumlaştıran bir yapı içinde değerli olduğunu, ya…

Read More

TÜRKİYE BARIŞA MUHTAÇ

Dün ‘’dünya barış günü’’ idi. Barışın evrensel bir değer ve ideal olduğuna şüphe yok. Bu hem dünya barışı hem de ulusal barış için geçerli bir yargıdır. Her iki alanda da barış, özgürlük ve adaletle birlikte, medenî bir toplumsal varoluşun zorunlu temeli olduğu kadar, hem bireylerin hem de genel olarak toplumların esenlik ve refahının da başlıca…

Read More

MUHAFAZAKÂR-DEMOKRAT MI, LİBERAL-DEMOKRAT MI?

Yedi Temmuzda çıkan ‘’ Babacan-Gül İkilisi Türkiye’yi Normalleştirebilir Mi?’’ başlıklı yazımda özetle, esas olarak AKP’nin başlangıçtaki reformist kimliğini sahiplenme iddiasında olduğu ve partinin o zamanki kadrosundan devşirilen bir ekiple çalışacağı izlenimi veren Babacan-Gül hareketinin partileşmesi durumunda iktidar olmasının kolay olmadığını, bir şekilde iktidara gelse bile, hem kadrosu hem de tabanı itibariyle AKP’nin devamı gibi algılanacak…

Read More

”CEHENNEMLİK” TARAFSIZLIK

Dante Alighieri’ye (1265-1321) atfedilen şöyle bir söz vardır: ‘’Cehennemin en sıcak bölümleri ahlâkî kriz anlarında tarafsızlıklarını sürdürenlere ayrılmıştır.’’ Dante’ye atfedilmesinin doğru olup olmadığı bir yana, bu sözün, üzerinde ciddi olarak durmamız gereken bir mesaj içerdiğine şüphe yok. Şimdi, tarafsızlık pasif bir tutum olduğu için, ilk bakışta, ‘’şu veya bu konuda veya ihtilâfta yahut şu veya…

Read More