LİBERAL ADALET VE EKONOMİK ÖZGÜRLÜK

1. Adalet Kavramı Adalet kadim Greklerden beri siyaset felsefesinin kilit kavramlarından biridir. Günümüzde adalet hakkında yazılan hemen hemen her kitap veya makalenin tartışmaya ya Aristoteles’le başlaması ya da ona bir şekilde atıf vermesi bunun açık bir göstergesidir. Aristoteles adaleti esas olarak bireysel bir erdem olarak görüyordu. Günümüz siyaset felsefecilerinin nazarında ise adalet daha çok kamusal…

Read More

NE DURUMDAYIZ?

Türkiye’de 15 aydır ‘olağanüstü hal’ adı altında yürütülmekte olan otoriter tek-adam rejiminin yakında sona ereceğine dair maalesef hiçbir işaret yok. Tam aksine, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere kimi büyük belediyelerin başkanlarının ‘Reis’ tarafından görevden ayrılmaya zorlanmalarının da gösterdiği gibi, rejimin tek-adamcı karakteri zayıflamak şöyle dursun, gitgide koyulaşıyor. Bugün itibariyle, akla gelebilecek bütün kamusal, hatta…

Read More

ULUS-DEVLET CENDERESİNDEN ÇIKIŞ YOLU

Yirminci yüzyılın sonlarına doğru postmodernizmin yükselişine paralel olarak modernlik de tartışılmaya, özellikle de onun “olumsuz” yanları öne çıkarılmaya başladı. Tipik olarak “Aydınlanma”yla tanımlanan modernlik önceleri pek sorgulanmazdı, hatta onu insanlığın “ilerleme”sinin nihaî aşaması olarak görme yönünde yaygın ve güçlü bir eğilim vardı. Modernliğin uzun uzadıya tartışmasına girmeden, burada konumuzla bağlantılı olarak şunu söylemekle yetinmek isterim:…

Read More

HAYEK VE DEMOKRASİ

  1. Giriş Friedrich A. Hayek (1899-1992) klasik liberal düşünce geleneğinin geçen yüzyıldaki önde gelen temsilcilerinden biridir. Hayek Birinci Dünya savaşı sonrasında ortaya çıkan nasyonal sosyalizm ile Sovyet sosyalizminde ifadesini bulan totaliterizmin yükselmesini, başta hukukun üstünlüğü olmak üzere liberal değerlerin özünü oluşturduğuna inandığı Batı uygarlığına yönelik en büyük tehditler olarak görüyordu (Kukathas 1998: 22-23). Yine…

Read More

LİBERALİZME YENİDEN BAKIŞ: TARİHÎ VE FELSEFÎ TEMELLERİ

I. GİRİŞ Modern bir siyasi doktrin olarak liberalizm esas olarak barışçı bir toplumsal varoluş içinde bireyselözgürlüğü garanti eden bir düzeni amaçlar. Diğer modern doktrinler gibi liberalizm de esas itibariyle “Akıl Çağı”nın ürünüdür. Nitekim, liberalizm tarihsel olarak Yeni Çağ’ın düşünce atmosferinde ve yenitoplumsal-siyasi formasyonların oluşmaya başlamasıyla birlikte ortaya çıkmıştır. Bu yeni düşünce ortamının en belirgin özelliği,…

Read More

HUKUK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ADALET

I. GİRİŞ İnsanoğlu toplumsal bir canlıdır, toplum halinde yaşamak “insanlık durumu”nun bir özelliğidir. Toplum halinde var olmak veya kısaca “toplumsal hayat” ise asgarî ölçüde barış ve düzeni gerekli kılar. Herkes için geçerli olan bazı davranış standartları olmadan insanların barış ve düzen içinde beraber yaşamaları mümkün değildir. Bundan dolayı, ortak kuralların var olmadığı bir toplum tasavvur…

Read More

BİREYSEL ÖZERKLİK VE LİBERALİZM

Özerklik İdeali Özünde felsefî-ahlâkî bir kavram olan “özerklik” (autonomy) kısaca kişinin kendini-yönetmesi, kendini-belirlemesi, kendi kuralını kendisinin koyması gibi anlamlara gelmektedir. Özerklik mümkün olan en yüksek derecede hayatının gidişine kişinin kendisinin yön vermesini ima eder (Kateb 2011: 103). Başka bir anlatımla, özerk kişi kendi hayatının kontrolü kendisinde olan, kendi varoluş tarzını kendisi yaratan kişidir. Kısaca özerklik…

Read More

YENİ ANAYASA İÇİN İNSAN HAKLARI GÜNDEMİ

1. Genel Olarak Anayasa Yapımı Anayasa yapımı, genellikle sanıldığının aksine, öncelikle teknik-hukuki bir iş değildir. Şüphesiz, anayasa yapmanın genel olarak hukuk özel olarak da anayasa hukuku alanında uzmanlık bilgisi gerektiren teknik bir yanı vardır. Ne var ki, anayasanın kendisi hukuki olmaktan önce siyasi bir metin olduğundan, anayasa yapmanın teknik hukukçuluğu aşan siyasi bir boyutu vardır…

Read More

DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK

Demokrasi Nedir? Demokrasi eski Yunanca demos (halk) ve kratein (iktidar veya hükmetmek) sözcüklerinden oluşan birleşik bir kelimedir. Bu durumda, kelime anlamı olarak demokrasi “halk yönetimi” demektir. Amerikan başkanlarından Abraham Lincoln de ünlü Gettysburg nutkunda (1863) “demokrasi”den, “halkın halk tarafından halk için yönetimi” olarak söz etmişti. Demokrasi, çok yaygın olarak, iktidarın barışçı bir şekilde el değiştirmesine…

Read More

AKILCILIK, ÇOĞULCULUK VE HOŞGÖRÜ

Yıllar önce, sanırım 1984 veya 1985 olmalı, ‘Aklın Yolu Bir Değildir’ diye bir yazı yazmıştım. Monist (tekçi) toplumsal-siyasal tasavvuru eleştirdiğim o yazı aslında benim için çoğulculuğa bir girişti. Birkaç yıl sonra Isaiah Berlin okumaya başladığımda, onda benim sezgisel olarak ulaştığım bu görüşün doğrulamasını bulduğum için sevinmiştim. Isaiah Berlin fikirler tarihiyle ilgili eserlerinde, ısrarla, ‘doğru’nun -dolayısıyla…

Read More