BİZDE ÖYLE BİR KAYIT YOK

Mayıs 2014’te kaleme aldığım ‘’Güvenlik Devletine Doğru’’ başlıklı yazıda şöyle demişim: ‘’Millî İstihbarat Teşkilâtı’nın yapısını ve işleyişini yeniden düzenleyen malum kanunu çıkarmak suretiyle, AKP iktidarı son yıllarda içine girdiği devletleşme yolunda ileriye doğru büyük bir adım daha atmış oldu./ Böylece, AKP sayesinde güvenlik ve istihbarat odaklı yeni bir devlet anlayışına geçmek üzereyiz.’’ Siyasî hayatımızda o…

Read More

CUMHURBAŞKANLIĞI VE DİNDARLIK

Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları olarak, son yıllarda kamusal pozisyonları işgal edenlerin sözleri ve eylemleriyle makamlarının kamusal niteliğiyle uyuşmayan duruşlar sergilemelerini kanıksamış durumdayız. Böyle davrananların başında da maalesef görevdeki Cumhurbaşkanı gelmektedir. Belirtmeliyim ki, bu durum hukukun üstünlüğüyle ve-demokrasiyle olduğu kadar, daha temelde Türkiye’nin bir cumhuriyet olmak iddiasıyla da bağdaşmamaktadır. Halihazırdaki Cumhurbaşkanının son yıllarda gitgide artan şekilde kamusal…

Read More

”ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR”

Özgürlük, barış ve eşitlik gibi, adalet de temel ahlâkî değerlerden biridir. Kadim çağlardan beri adalet ‘’erdemli’’ insanın olduğu kadar, ‘’iyi toplum’’un da karakteristik özelliklerinden biri sayılmıştır. Başka bir deyişle, adalet hem bireysel hem de toplumsal-siyasal bir erdemdir. Ancak, modernlik öncesi dönemlerde baskın olan anlayışa göre, adalet öncelikle bireysel bir meziyetti. Bu anlayış çerçevesinde, ‘’devlet’’in adilliği…

Read More

SİVİL DİNE DAİR

Çoğu insan ‘’sivil din’’ kavramından habersizdir; oysa modern devletin anahtar kavramlarından biridir bu. Ancak, terkipteki ”din” kelimesinin yarattığı çağrışımın aksine, modern devletin şifrelerinden biri olarak sivil din özünde seküler bir kavramdır. Sivil din modern devletin siyasî itaate kültürel temel kazandırmak, uyruklarını itaate alıştırmak ihtiyacından doğmuştur. Sivil din, kısaca, ‘’yurttaşlık dini’’dir; bireylerin devleti onaylayan itaatkâr yurttaşlar…

Read More

HUKUKA VE SİYASİ BİLİMLERE DAİR

Bu paylaşımımda, ‘’İyi Toplum: Hayek ve Rawls’’ başlıklı son akademik makalemin sosyalbilimler.org sitesinde ‘’Hukuk’’ başlığı altında yayımlandığını fark edince, bu vesileyle kendi meslekî kariyerime, daha doğrusu kariyerimin dışarıdan algılanışına ilişkin ilginç –belki de tuhaf- bir durum hakkında birkaç söz etmek istiyorum. Adından da belli olduğu gibi, aslında siyaset felsefesinin göbeğinde yer alan bir problematikle ilgili…

Read More

ANAYASA MAHKEMESİ NEDEN ÖNEMLİDİR?

İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğüne bağlı sahici demokratik bir rejim için anayasa mahkemesi vazgeçilmez önemdeki bir kurumdur. Bununla tutarlı olarak, özellikle popülist- otoriter rejimlerin hedef tahtasına koydukları kurumların başında da yine anayasa mahkemeleri gelir. Neden böyle olduğunu anlamak hiç de zor olmasa gerek. Önce şunu anlamalıyız: Bir siyasî rejimin demokratikliğiyle doğrudan doğruya ilişkili olmaları bir…

Read More

”TÜRK DEVLETİ”NİN DOĞASI

Benim genel olarak devletin, ama özellikle de ‘’Türk Devleti’’nin doğası hakkında iyimser olmadığım hiç değilse okuyucularım için sır olmasa gerektir. Kanaatimce, devletin hayırhah bir kurum olduğu inancı modern insanın başta gelen trajik yanılgılarından biridir. Ama mesele şu ki, okumuş-yazmışları da dahil olmak üzere, Türkiye’de nüfusun ezici çoğunluğu bu nahoş gerçeğin farkında değildir. Ne yazık ki,…

Read More

YENİDEN NORMALLEŞMEK KOLAY OLMAYACAK

Son yıllarda Türkiye’nin sistemi art arda gelen olağandışılıklar tarafından şekillendirildi ve her bakımdan normalden uzaklaştı. COVID 19 salgınının etkilerini saymazsak, söz konusu olağandışılıklar esas olarak AKP yönetiminin eseridir: Gezi olaylarını, Aralık 2013 yolsuzluk skandalının yol açtığı anormallikler serisini, sonra 2016’daki darbe girişimini izleyen olağanüstü yönetimi hatırlayalım. Ve nihayet, 2017 Anayasa değişikliğinin olağandışılığı resmîleştirmesiyle –nam-ı diğer,…

Read More

KEMALİST VESAYETTEN AKP VESAYETİNE

Beş yıl kadar önce ‘’Bir Vesayet Kurumu Olarak Devlet’’ başlıklı bir deneme kaleme almıştım. Orada  modern devletin en büyük vesayetçi kurum olduğunu belirtmiş ve şöyle devam etmiştim: ”(Devlet) vesayetçidir, çünkü kendimizle ilgili kararları kendimizin almasına izin vermez, bu kararları sözde bizim adımıza o alır. Biz aynı görüşte olmasak bile bizim adımıza kendince kamusal politikalar belirler…

Read More

”MİLLÎ VE MANEVÎ DEĞERLER”, AHLÂK VE DİN

Milliyetçi-muhafazakârlar ve özellikle de onların siyasetteki temsilcileri başta gelen normatif referansları olarak sık sık ‘’millî ve manevî değerlerimiz’’e atıf yaparlar. Şimdilerde buna bir de ‘’yerlilik ve millîlik’’ eklenmiş bulunuyor. Bu ikisi, milliyetçi-muhafazakârların ahlâkî ve siyasî projelerinin şifresi gibidir. Gelin görün ki, ‘’Türk milleti’’nin gerçek hayatında bu retoriğin karşılığını bulmak hiç de kolay değildir. Yani, özellikle…

Read More