İSTANBUL MACERAM NASIL BİTTİ?

Benim hukukçu bir akademisyen olarak meslekî kariyerim 1985 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde başladı. Lisansüstü öğrenimime 1981 yılında Hukuk Fakültesi’nde başlamış, orada Doktora öğrenimimi yaparken idarî yargıda çalışmış, 1985 yılının Baharında Kayseri İdare Mahkemesi üyesi iken hakimlikten ayrılarak ‘’Mülkiye’’de akademik mesleğe intisap etmiştim.  Bilâhare 1991 başında Hacettepe Üniversitesi’ne geçtim ve 2010 sonbaharına kadar da…

Read More

OTORİTER GİDİŞ KARŞISINDA SUSANLARDAN OLMADIM

Karar gazetesinin 26 Mayıs tarihli nüshasındaki yazısında Taha Akyol hukukçu akademisyenlerin ‘’mutlak butlan’’ kararı konusunda ‘’suskun’’ kaldıklarından söz ediyor ve Nisan 2017’de yapılan ‘’CB sistemi hakkındaki referandumda da’’ bu akademisyenlerinin çoğunluğunun susmuş olduğu gözlemini yapıyor. Akyol bu gözlemine anayasa hukukçusu Kemal Gözler’in o sıralarda yazdığı ‘’Anayasacıların Suskunluğu’’ başlık yazısını kanıt gösteriyor. Benim de ‘’hukukçu akademisyen’’…

Read More

OTORİTERLEŞMEYE DİRENMENİN İMKÂNI: DÜN-BUGÜN

İnsan ömrü açısından düşünüldüğünde kırk yıl gibi kısa sayılamayacak bir süredir ‘’demokrasi’’ ideali hakkında şu kanaati taşıyorum: Kendi başına demokrasi bizatihi bir amaç olmaktan ziyade insanların kendi amaç ve değerlerini gerçekleştirmelerinin kurumsal zeminini sağlayan veya buna yardımcı olan bir araçtır. Bu çerçevede, demokrasi esas olarak iktidarın barışçı değişimine ilişkin bir usuldür, kurallar ve kurumlar toplamıdır….

Read More

”HERKESİN BİR FİKRİ VAR” MI?

Çoğu insan fikir sahibi olmayı, kişinin bilgisel donanımından bağımsız olarak, aklına geleni söylemekle aynı şeymiş gibi görür. Oysa bilgiyle fikir neredeyse ayrılmaz bir ikilidir. Anlamlı ve gerçekten işe yarar olan, bilgiyle desteklenen veya bilgiye dayanan fikirdir. Ne var ki, etrafımız konuştuğu konu hakkında doğru dürüst bilgi sahibi olmadan fikir yürütebileceklerini sanan insanlarla doludur. Bazen de…

Read More

TÜRKİYE’DE DEVLET SANATI VE POLİTİKA

Türkiye’de öteden beri ‘’politika’’ ile ‘‘devlet yönetimi’’, ‘’politikacı’’ ile ‘’devlet adamı’’ arasında ayrım yapmak âdettendir. Bu iki etkinlik türü nitelikleri bakımından birbirinden büsbütün farklı sayılır. Nitekim, öyle (çok) “devlet meseleleri”miz vardır ki, bunlar demokratik siyasetin alanına girmez ve politikacıların inisiyatifine bırakılamazlar. Bilinmedik bir şey değil: Bizde bir ‘’hükümet politikaları’’ vardır bir de ‘’devlet politikaları’’; birinciler…

Read More

ÖZGÜRLÜKÇÜ DÜŞÜNCE GELENEĞİ

I. Giriş Geçen yüzyılın son çeyreğinde siyasette gerek doktrin gerekse kamu politikası düzeyinde küresel çapta önemli bir değişim gerçekleşti. Kabaca Friedrich A. Hayek’in 1974 yılında Nobel Ekonomi Ödülü almasının sembolize ettiği bu değişim, devletçi-kolektivist siyaset ve iktisat anlayışında büyük bir gedik açar gibi oldu. Böylece 2. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa kamu siyasetinde hâkim hale gelmiş…

Read More

YAZI HAYATIMIN 50. YILINDA BAZI HATIRLAMA NOTLARI

Geçen 12 Nisan’da 70. yaş günümü idrak ettiğimi facebook ortamında paylaşmıştım. Bu yıl aynı zamanda benim yazarlık hayatımın da 50. yılıdır. Bu yazıda bu elli yıllık yazarlık serüvenimin bazı nirengi noktalarını hatırlamaya çalışıyorum. Benim yazarlığım bir roman incelemesi olan ilk yazımın 1976 Eylül’ünde muhafazakâr bir sanat-edebiyat dergisi olan Pınar’da yayımlanmasıyla başladı. O tarihte Ankara Hukuk…

Read More