TÜRKİYE’NİN ÖZALCI DÖNÜŞÜMÜ VE ÇAĞRIŞIMLARI

Ondokuzuncu yüzyılın başlarından buyana Türkiye’nin modernleşme tarihinde bazı önemli dönüm noktaları vardır: Tanzimat, İkinci Meşrutiyet, Cumhuriyet, çok-partili hayata geçiş gibi. Bu süreçte devletin ‘’yeniden kuruluşu’’yla sonuçlanan 1920-1923 dönemi Türkiye’nin modernleşme hamlesine yeni bir ideolojik yön vermesi bakımından Osmanlı siyasî geleneğinden kısmî bir kopuşu ifade etmektedir.  ‘’Kısmî’’ kopuşla sadece, bilinçli bir tercihle, imparatorluğun çoğulcu yapısından homojen…

Read More

ROBERT HIGGS’DEN DEVLETE BİR REDDİYE DAHA

ROBERT HIGGS’DEN DEVLETE BİR REDDİYE DAHA Yazarının bir facebook paylaşımından aldığım aşağıdaki metinde ünlü siyasal iktisatçı ve iktisat tarihi uzmanı Robert Higgs özgürlükçü anarşizm istikametindeki düşünsel (ve duygusal) dönüşümünün kısa bir hikâyesini anlatıyor:  ‘’Ben bir anarşist olarak doğmuş değilim. Benim zamanımdaki ve çevremdeki herkes gibi ben de devletçiliğin hakim olduğu ve onun varlığının ve faaliyetlerinin…

Read More

İSTANBUL MACERAM NASIL BİTTİ?

Benim hukukçu bir akademisyen olarak meslekî kariyerim 1985 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde başladı. Lisansüstü öğrenimime 1981 yılında Hukuk Fakültesi’nde başlamış, orada Doktora öğrenimimi yaparken idarî yargıda çalışmış, 1985 yılının Baharında Kayseri İdare Mahkemesi üyesi iken hakimlikten ayrılarak ‘’Mülkiye’’de akademik mesleğe intisap etmiştim.  Bilâhare 1991 başında Hacettepe Üniversitesi’ne geçtim ve 2010 sonbaharına kadar da…

Read More

OTORİTER GİDİŞ KARŞISINDA SUSANLARDAN OLMADIM

Karar gazetesinin 26 Mayıs tarihli nüshasındaki yazısında Taha Akyol hukukçu akademisyenlerin ‘’mutlak butlan’’ kararı konusunda ‘’suskun’’ kaldıklarından söz ediyor ve Nisan 2017’de yapılan ‘’CB sistemi hakkındaki referandumda da’’ bu akademisyenlerinin çoğunluğunun susmuş olduğu gözlemini yapıyor. Akyol bu gözlemine anayasa hukukçusu Kemal Gözler’in o sıralarda yazdığı ‘’Anayasacıların Suskunluğu’’ başlık yazısını kanıt gösteriyor. Benim de ‘’hukukçu akademisyen’’…

Read More

OTORİTERLEŞMEYE DİRENMENİN İMKÂNI: DÜN-BUGÜN

İnsan ömrü açısından düşünüldüğünde kırk yıl gibi kısa sayılamayacak bir süredir ‘’demokrasi’’ ideali hakkında şu kanaati taşıyorum: Kendi başına demokrasi bizatihi bir amaç olmaktan ziyade insanların kendi amaç ve değerlerini gerçekleştirmelerinin kurumsal zeminini sağlayan veya buna yardımcı olan bir araçtır. Bu çerçevede, demokrasi esas olarak iktidarın barışçı değişimine ilişkin bir usuldür, kurallar ve kurumlar toplamıdır….

Read More

”HERKESİN BİR FİKRİ VAR” MI?

Çoğu insan fikir sahibi olmayı, kişinin bilgisel donanımından bağımsız olarak, aklına geleni söylemekle aynı şeymiş gibi görür. Oysa bilgiyle fikir neredeyse ayrılmaz bir ikilidir. Anlamlı ve gerçekten işe yarar olan, bilgiyle desteklenen veya bilgiye dayanan fikirdir. Ne var ki, etrafımız konuştuğu konu hakkında doğru dürüst bilgi sahibi olmadan fikir yürütebileceklerini sanan insanlarla doludur. Bazen de…

Read More