”POLİTİK AÇILIM”IN SINIRI

Belki başka birçok kişinin yaptığı gibi, ben de aşağı yukarı on yıldır televizyonlardaki siyasî tartışma programlarını izlemiyorum. Daha doğrusu, bu aşamaya, başlangıçta ara ara göz attığım bu tür programların -yerine göre- fikrî veya bilimsel kalitesinin gitgide düştüğünü gördükten sonra gelmiştim. Burada mesele sözde ‘’tartışma’’ programlarına çıkan kanaat önderleri ile akademiklerin çoğunun fikrî veya bilimsel donanımlarının…

Read More

SERBEST PİYASANIN AHLÂKÎLİĞİ*

Serbest-piyasa iktsatçıları serbest teşebbüsün insanların ekonomik ihtiyaç ve isteklerini temin etmenin en etkin ve üretken yolu olduğunu defaatle kanıtlanmış ve belgelemişlerdir. Arz ve talebin basit ama güçlü mantığı çürütülemez; nitekim kişisel çıkarın görünmez elinin mal ve hizmetleri merkezî planlama ve kontrole ihtiyaç olmaksızın hem üretip hem de dağıtabileceğini serbest piyasayı eleştirenler bile kabul etmektedirler. Yine…

Read More

AZERBAYCAN’DAKİ BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ TÜRKİYE’DEKİ YANSIMALARI BİZE NEYİ ANLATIYOR?

ANLATIYOR? Malum, Azerbaycan makamlarının başörtülü öğrencilerin okullara alınmaması yönündeki yeni uygulaması Türkiye’deki İslamcılar ile dinî muhafazakârları ve elbette AKP önde gelenlerini de alarma geçirmiş bulunuyor. Bu çevreler bu sefer Azerbaycan’da hortladığını  düşündükleri yeni ‘’28 Şubat’’ı kınıyorlar. Azerbaycan’ın toplumsal-kültürel yapısının ve siyasal tecrübesinin Türkiye’den bir hayli farklı olduğunu dikkate almadan veya bunun idrakinde bile olmaksızın! Azerbaycan…

Read More

FRIEDRICH A. HAYEK: TOPLUM, HUKUK VE SİYASET TEORİSYENİ*

Avusturya doğumlu iktisatçı ve sosyal teorisyen Friedrich A. Hayek’in İktisatta Nobel Ödülü kazandığı 9 Ekim 1974’te açıklanmıştı. Büyük ölçüde bu Ödülün verdiği izlenimle bugün çoğu kimse Hayek’i daha çok bir iktisatçı olarak bilmektedir. Oysa akademik ve entellektüel kariyerinin bütünü nazara alındığında, Hayek’in öncelikle bir toplum ve siyaset düşünürü olarak tanımlanması gerekir.   Nitekim sadece iktisat…

Read More

MEDYANIN SUSTURULMASININ SİYASÎ ANLAMI

Bugün AKP-MHP partizanı olmayan aklı başındaki herkesin farkında olduğu gibi, on yıldan fazla bir süredir önce AKP hükümetleri 2018’den itibaren de AKP-MHP koalisyonu gitgide artan bir yoğunlukla Türkiye’de demokrasinin temellerini yıkmaya çalışmaktadırlar. Bugüne kadar, bu iktidar tarafından yurttaşların temel haklarının, hukukun ve hukuk fikrinin (dolayısıyla ‘’hukukun üstünlüğü’’nün),yargının bağımsızlık ve tarafsızlığının, demokratik rekabetin ve rejimin denge-denetim…

Read More