TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİ MACERASINA AKADEMİK TANIKLIĞIM

Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) olarak başlayan Avrupa Birliği ile ilişkisinin 70 yıla yaklaşan bir tarihi var. Malum, 1957 yılında Roma Antlaşması’yla kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu’na Türkiye 1959 Temmuz’unda ‘’ortak üye’’ (associate member) olmak için başvurmuş, izleyen sürecin sonunda AET ile Türkiye arasında Eylül 1963 tarihinde Ankara Antlaşması imzalanmış ve bu Antlaşma 1964 Aralık’ında…

Read More

”ÇERÇEVE YASA” NE GETİRİYOR?

Kamuoyunda ‘’çerçeve yasa’’ olarak ta bilinen ‘’Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’’nin bu hafta içinde Millet Meclisi’ne sunulmasıyla ‘’terörsüz Türkiye’’ süreci yeni bir aşamaya girmiş oldu. Altında 360’a yakın milletvekilinin imzası bulunan teklif, muhtemelen ufak-tefek değişikliklerle birlikte, kısa süre içinde yasalaşacaktır. Oniki maddeden oluşan bu kanun teklifi, işin doğası gereği DEM partinin…

Read More

”İNSANLIĞIN KALPSİZ AŞIKLARI”

‘’Halk’’, ‘’millet’’, ‘’sınıf’’ gibi kollektivite kavramları gündelik siyaset dilinin vageçilmez araçlarıdır. Bu kavramlara sıkça atıfta bulunulmasının, kitleleri taraftarı olunan siyasî ve ideolojik davalara cezbedeceği ve daha çok taraftar kazandıracağı umulur. Bu yolla ne ölçüde taraftar kazandıkları bir yana, ben öteden beri siyasî-ideolojik yelpazenin gerek sağında gerekse solunda bu kavramları hararetle kullananların önemli bir kısmının bir…

Read More

YENİ PARTİ NE KADAR ”YENİ”?

Eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘’mutlak butlan’’ kararı sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyım olarak atanmasıyla parti içinde oluşan ayrışma sonunda meşru genel başkan Özgür Özel’in önderlik ettiği grubun ayrılarak yeni bir parti kurmasıyla sonuçlandı.   İlk bakışta Özel ve ekibinin ‘’anamuhalefet partisi’’ konumunu muhafaza etmelerini sağlamış görünen bu hamlenin onları siyasî iktidarın ‘’kovalaması’’ndan artık kurtaracağı…

Read More

MODERN ZİHNİYETİN DÖNÜŞÜMÜ: AKTİVİZMDEN KURUCULUĞA

Modern insanın dişünüş tarzını modernlik öncesi zihniyetten ayıran başlıca özelliklerden biri, doğal ve toplumsal çevre karşısında takındığı aktivist tutumdur. Oysa modern çağdan önce insanlar genellikle geleneksel toplumsal-siyasal düzeni ve kültürel pratikleri değişmez sanır, ‘’böyle gelmiş böyle gidecek’’ diye düşünürdü. Kendileri dışındaki dünyaya müdahale edemeyeceklerini düşündükleri için de kanaatkârdılar. Geleneksel toplumda, ‘’insanlar içinde yaşadıkları sosyal, siyasî…

Read More

‘’YERLEŞİK HAYDUTLAR’’, DEVLETÇİ ROMANTİZM VE KAMU TERCİHİ

Amerikalı iktisatçı ve siyaset bilimci Mancur Olson’a (1932-1998) göre, insanoğlunun anarşiden medenî hayata geçişinin hikâyesi, ‘’başıboş haydutlar’’dan ‘’yerleşik haydutlar’’a geçişin hikâyesi olarak özetlenebilir. Buna göre, devletin henüz ortaya çıkmadığı çağlarda toplumlar yağmalama ve yakıp-yıkma saikiyle hareket eden serseri haydutların tasallutu altındaydılar. ‘’Medeniyet’’le birlikte bunun yerini, iyilikseverliklerinden değil de sömürebilecekleri zenginliğin üretimini artırmak saikiyle toplumu başıboş…

Read More