MADURO’NUN KAÇIRILMASI ÖRNEĞİNDE AHLÂK VE HUKUK

Malum, geçen hafta sonu ABD askerî bir operasyonla Venezuela diktatörü Nicolas Maduro ve eşini uyurlarken yakalayıp ‘’uyuşturucu kaçakçılığı’’ suçlamasıyla yargılanmak üzere New York’a getirdi. Bir devletin başka bir ülkenin devlet başkanını bu şekilde zorla kaçırarak kendi ülkesinde mahkeme önüne çıkarması alışıldık bir şey olmadığından, Trump yönetimi uluslararası toplumun eleştiri ve kınamalarına maruz kaldı, birçoklarınca uluslararası…

Read More

ÖZGÜRLÜK DÜŞÜNÜRÜ OLARAK HERBERT SPENCER (III)

Serinin bu ikinci yazısında Herbert Spencer’ın (1820-1903) özgürlükçü toplum tahayyülünü gözden geçirmek istiyorum. Herbert Spencer engin bilgisi ve keskin zekâsıyla klasik liberal felsefenin kararlı ve uyanık bir savunucusu idi. Bu felsefenin ayırt edici özelliklerini kendisi şu üç noktada toplamıştı: (1) Toplumsal hayatta cebrî iş birliğinin azaltılıp gönüllü iş birliğinin artırılması, (2) Devlet/hükümet otoritesinin azaltılması ve…

Read More

ÖZGÜRLÜK DÜŞÜNÜRÜ OLARAK HERBERT SPENCER (II)

Serinin bu ikinci yazısında Herbert Spencer’ın (1820-1903) özgürlükçü toplum tahayyülünü gözden geçirmek istiyorum. Herbert Spencer engin bilgisi ve keskin zekâsıyla klasik liberal felsefenin kararlı ve uyanık bir savunucusu idi. Bu felsefenin ayırt edici özelliklerini kendisi şu üç noktada toplamıştı: (1) Toplumsal hayatta cebrî iş birliğinin azaltılıp gönüllü iş birliğinin artırılması, (2) Devlet/hükümet otoritesinin azaltılması ve…

Read More

ÖZGÜRLÜK DÜŞÜNÜRÜ OLARAK HERBERT SPENCER (I)

Ondokuzuncu yüzyılın önde gelen toplum ve siyaset felsefecilerinden olan Herbert Spencer (1820-1903) modern sosyolojinin kurucularından olduğu kadar, siyasal felsefede de ‘’özgürlük geleneği’’nin seçkin temsilcilerinden ve bu geleneğin kilometre taşlarından biridir. Özgürlükçü bir düşünür olarak Spencer’in iki yönlü bir akademik kimliği vardır. O eserleriyle bir yandan toplumun ve toplumsal kurumların yapı ve evrimini analiz eden kimliğiyle…

Read More

MANZARAYI UMUMİYE

Türkiye siyasetinin halihazırdaki durumu maalesef hiç iç açıcı değil. Devlet mekanizmasına hükmeden AKP-MHP ikili ‘’cephesi’’ toplumu içine hapsettiği cendereyi günden güne daha da sıkıştırıyor; o kadar ki toplum -özellikle de iktidarla mutabık ve muvafık olmayan büyük kitle- neredeyse ‘’Prokrustes yatağı’’nın çaresiz mahkumları konumunda bugün. Toplumun özgürlük, adalet ve refah ümitleri neredeyse tamamen yıkılmış durumda. İktidar…

Read More

SİYASÎ KABİLECİLİĞE DAİR

İnsanların her zaman kendi gruplarından olanları desteklerken grup dışından olanları düşman olarak gören kabilevi insiyakları olmuştur. İlkel toplumlarda, insanlar kendi gruplarının diğer üyeleriyle iş birliği yapmışlar, gruba mensup olmayanları ise potansiyel avcılar ve av olarak görmüşlerdir. Birbirini tanımayan insanlar arasındaki karşılaşmalar muhtemelen şiddet içerikliydi. İlkel toplumlardaki insanlar kendi gruplarının üyelerini kişisel bilgiye dayanarak tanırlardı ki…

Read More