İYİ TOPLUM: HAYEK VE RAWLS

Giriş Kadim zamanlardan beri toplumsal ve siyasal felsefenin cevaplamaya çalıştığı büyük soruların başında ‘’İyi toplum nedir?’’ sorusu gelir. Bu soruya özgürlük, eşitlik, adalet, erdem, refah gibi kişilere göre değişen referans değerlere bağlı olarak farklı cevaplar verilebilir ve verilmiştir de. Elbette bu, verilen cevapların her zaman birbirinden büsbütün farklı toplum vizyonlarını temsil ettikleri anlamına gelmiyor. Çünkü,…

Read More

GÜNAH KEÇİSİ OLARAK NEOLİBERALİZM

I. Giriş ‘’Neoliberalizm’’ birkaç onyıldır akademik söylemin ve kamusal tartışmanın popüler kavramlarından bir durumunda olmakla beraber, terimin aslında neyi veya neleri ifade ettiği konusunda tam belirsizlik yaşanmaktadır. Başlangıç olarak kısaca denebilir ki, bu terim yaygın kullanımdaki anlamıyla günümüz Solunun küresel ölçekteki ‘’günah keçisi’’, aslında ise bir kamu politikaları önerisinin adıdır. Aşağı yukarı otuz yıl öncesine…

Read More

HAYEK ”KÖLELİK YOLU”NDA NE SÖYLEMİŞTİ?

GİRİŞ Geçen yıl 20. yüzyılın önde gelen iktisatçı ve sosyal teorisyenlerinden Friedrich A. Hayek’in ünlü The Road to Serfdom[1] (1944, Kölelik Yolu) adlı kitabının ilk yayımının 75. yılı idi. Bu vesileyle, başta ABD ve İngiltere’de olmak üzere düşünürün görüşlerini takdir eden çevrelerde kendisi eseri hakkında kimi anma ve saygı yazıları yayımlandı. Bana da bu yazıyı…

Read More

28 ŞUBAT SÜRECİ’NDEN REİSÇİ OTOKRASİYE

Silâhlı kuvvetlerin MGK bildirisi görüntüsü altında Refah-Yol hükümetine muhtıra verdiği 28 Şubat 1997 tarihinden buyana 23 yıl geçmiş.  Yakın yıllara kadar her 28 Şubat’ta bu olayı Türkiye’nin demokratik gelişimine vurulan bir darbe olarak hatırlıyor ve söz veya yazılarımızla kınıyorduk. İlginçtir, son birkaç yıldır iktidarın partizanları dışında pek kimse bu olayı hatırlamak ve hatırlatmak gereği duymuyor….

Read More

MODERNLİK BAĞLAMINDA İNSAN HAKLARI

I. GİRİŞ Modernlik esas olarak 17. yüzyıl “Bilimsel Devrimi” ile 18. yüzyıl “Aydınlanma” düşüncesinin etkileri altında Avrupa’da ortaya çıkan, dünyaya ve hayata eskisinden kökten farklı yeni bir bakışı ifade etmektedir. Bilim, yöntem ve doğa tasarımı anlamında modernliğin beşiği 17. yüzyıldır (Bumin 2003: 12). Bu yeni bakış veya zihniyet paradigması en başta şu kabulden yola çıkar:…

Read More

HUKUK VE ADALET

         “İşleri doğru yoldan yaparsak, muhtemelen doğru şeyi yaparız.”[1]  Lon Fuller  ”Usul esastan önce gelir.” Türk atasözü   1.GİRİŞ İnsanlar genellikle hukukun adaletle ilişkili olduğunu düşünürler. Nitekim, hukuk hakkında uzmanlık bilgisine sahip olmayan insanlar bile hukukla adalet arasında kopmaz bir ilişki olduğunu varsayarlar. Bu arada, sözgelişi Friedrich A. Hayek de “insanların bir hukuk düzenini…

Read More

”VEKÂLETEN DEMOKRASİ” İLE VEKÂLETEN OTOKRASİ ARASINDA TÜRKİYE

  Giriş Türkiye’nin yüzyıldan biraz fazla süre önce başlamış olan demokratikleşme çabaları bugüne kadar maalesef kurumsallaşmış ve pekişmiş bir demokratik rejimle sonuçlanmış değildir. Pekişmiş bir demokrasiye ulaşmak şöyle dursun, Türkiye’nin demokratikleşme girişimi sık sık sivil destekli askerî müdahalelerle kesintiye uğramış, öyle olmadığı zamanlarda da kurumsallaşmış bir vesayet rejiminin cenderesine mahkûm olmuştur. Eklemek gerekir ki, vesayet…

Read More

PRETORYENİZM, YENİÇERİCİLİK VE DEMOKRASİ

  Önce, gazetemiz yazarlarından Yağmur Atsız’ın 21 Temmuz tarihli yazısından bir alıntı: “Eski Roma’da “Praetoriani Lejyonu” (M.Ö. 40 civârı – M.S. 312) bir hassa birliği olarak yaklaşık 350 sene sürdü ve hem devletin hem milletin başına belâ kesilip kanlı şekilde târih sahnesinden silindi. /Rusya’da “Stryeletsi” (Okçular) adlı hassa alayı 148 sene sürdü (1550-1698) ve hem devletin…

Read More

EĞİTİM, ÜNİVERSİTE VE SİVİL TOPLUM

  Eğitim ve üniversite temalarını “sivil toplum”la bağlantılı olarak düşünmek bugün bize garip geliyor. Çünkü, modern toplum bu iki önemli toplumsal kurumun sivil toplumla olan tarihsel bağlantısını büyük ölçüde koparmış ve onları neredeyse tamamen devletin birer işlevi ve uzantısı haline dönüştürmüştür. Oysa, gerek eğitim gerekse üniversite tarihsel kökleri bakımından sivil nitelikte olan faaliyet ve kurumlardı….

Read More

ÇOĞULCULUK, ÇOĞUNLUKÇULUK VE DEMOKRASİ

Siyaset dilinde demokrasi terimi, kendisinden olumlu bir bağlamda söz edildiği çoğu durumda onu niteleyen bir sıfatla birlikte kullanılır; ‘’liberal demokrasi’’, ‘’özgürlükçü demokrasi’’, ‘’anayasal demokrasi’’ gibi. Sıkça başvurulan bu tür kullanımlardan biri de ‘’çoğulcu demokrasi’’ ifadesidir. Demokrasiye ilişkin özellikle normatif söylemde bu terime sıkça başvurulması, ya demokrasinin ancak çoğulculuğu kurumlaştıran bir yapı içinde değerli olduğunu, ya…

Read More